Nasıl başlık atıyoduk

Kötü günlerden geçiyoruz. Çok zor zamanlar. Hepimiz için. Değil yarın, bir an sonra ne olacağımızı bilemiyoruz, sevdiklerimiz için endişelenmekten içimiz çürüdü. 

Sabah arabada giderken radyoda dünkü olaylarla ilgili bir şeyler konuşuluyor, kafamda bi ton soru, dikiz aynasına bi bakıyorum, arka koltukta dünyanın en tatlı şeyi sakin sakin oturuyor, kafayı yiyorum, çok seviyorum. Hayatımda yaptığım her şey onun mutluluğu, huzuru için ama…

Anneme bırakıyorum onu, gözlerim doluyor. “Şurdan hem kendime hem arkadaşlarıma bi kahve alayım bi kendime geleyim” diyorum. Kahvecinin önünde arabayı park edecek yer yok. Park etmek için bi yer buluyorum, biraz zorlama. Park edemiyorum, önümdeki dörtlüleri yakmış bekleyen arabadan biraz ileri gitmesini istiyorum. Söylene söylene park etmeye çalışıyorum. Olmuyor. Tam o sırada beklediği adam geliyor, arabaya biniyor ve gidiyorlar. “Oh bir sürü yer var şimdi park ederim” derken arkadan bir araba gelip yanaşıyor aman Allahım gelmemesi lazım ama anlamıyor. Kornaya basıyorum, hamleler yapıyorum ama o bi yandan telefonla konuşuyor ve öylece duruyor hiçbir şey anlamadı! Camı indiriyorum, park etmeye çalıştığımı söylüyorum yine anlamıyor, hâlâ telefon elinde! Söylene söylene geri geri giderken araba bir anda tak diye duruyor! En sonunda indi arabadan yanıma geldi “hankmefendi siz ne yapmaya çalışıyorsunuz, girmeye mi çalışıyorsunuz çıkmaya mı çalışıyorsunuz?” dedi. “Park etmeye çalışıyorum” dedim. “İyi de neden bağırıyorsunuz?” dedi “ Bağırmıyorum, size seslendim arabayı park etmeye çalışıyorum gelmeyin diye” dedim. “Tamam da ne bu kavga eder gibi hamleler yapıyosunuz arabama çarptınız farkında mısınız” dedi ve arkasını dönüp gitti. Bi şok oldum, ne diyeceğimi şaşırdım ama arabasını biraz geri aldı arabayı park ettim, o da park etti ve çıktı gitti.

Aynı kahveciye girdik. Sırada benim önümde duruyordu. Hiçbir şey konuşmadı. Sırada olanları düşünüp onun gözünden bakınca ayıp olduğunu düşündüm, özür dilemek istedim ama dileyemedim. Baya bi keyfim kaçtı.

Kahvemi alıp arabaya bindim, zaten işe de geç kalmıştım, çocuğu da bırakıp gitmek zaten koyuyor bugünlerde iyice zor, ciğerimin üstüne bir fil oturdu, nefes alamıyorum. Bir yandan araba kullanıp bir yandan ağlamaya başladım. Yol boyu ağladım. O adam bir maganda olabilirdi ve beni dövmüş veya ayağıma kafama falan sıkmış olabilirdi. Ben hastanelik olmuş, bebeğimden uzak kalmış olabilirdim, ölmüş olabilirdim. Ama o tam tersi çok sakin ve hiç de kaba olmayan bir tepkiyle karşılık vermişti bana. Çok utandım. Belli ki o benimle empati kurmuştu ama ben yapamamıştım. “Elin adamı beni anladı” diye ağlanır mı ya? Ben ağladım.

Yorumlar